Mukhtar Fatih

إنشاء شارتك الخاصة mukhtarfatih
Mukhtar Fatih

إنشاء شارتك الخاصة

2015-04-29 16:36:00

 

Suriye'deki Türkmen Nüfusu Tehlike Altında ve Suriye Halkini Artik Kimse Umursamıyor

Suriye'deki sefalet, katliam ve karmaşa beşinci yılına girdi. Dünya, Suriye ve halkını yüzüstü bıraktı. vatandaş olarak da insanlığımızı sorgulamamız şart.

15 Mart'ta 2011, yani Suriye'de yaşanan sefalet, katliam ve karmaşanın beşinci yıli. Dünya, Suriye ve halkını yüzüstü bıraktı. Dünya, artık burada olup bitenleri umursamıyor. Medya her gün ölüm, yıkım ve umutsuzluk dolu hikâyelerle uğraşıyor. Dünya son birkaç yıldır zor zamanlardan geçiyor. Suriye, Irak, Nijerya, Orta Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan, Ukrayna, Somali ve birçok başka bölgede kriz yaşanıyor. Her yer karanlık hikâyelerle dolu. Olanlara tanıklık etmek çok ağır. ülkelerini terk etmek zorunda bırakılan dört milyon civarında Suriyeli halkı var. 350 binden fazla insanın hayatını kaybettiği, bir ülke nüfusunun yarısının yerinden yurdundan olduğu gerçeğini göz önüne almak. Bugün dünyanın görmezden geldiği Suriye trajedisi dört yıl önce reform isteyen halkın sokağa inmesiyle başladı.

Deraa’daki iki kadın doktorun telefonda “Darısı bizim başımıza!” demeleri telefonları dinleyen Muhaberat’ı harekete geçirdi. Kadınlar tutuklandı ve işkence gördü. Bir gün sonra serbest bırakıldılar. Bu durumdan etkilenen çocuklar Deraa duvarlarına “Halk rejimin yıkılmasını istiyor” yazısı yazdılar. Çocuklar tutuklandı. İşkenceden geçti. Tırnakları söküldü ,Çocuklarını istemeye gelen ailelere “onları unutun” denildi.Buna göz yuman Deraalı yöneticiler protesto edildi. Göstericilere ateşle karşılık verildi.O günden sonra barışçıl gösteriler dalga dalga tüm Suriye’ye yayıldı…

On yıllardır hor ve hakir görülen Suriyeliler ayağa kalktı: “Suriyeliler hakir görülemez” sloganları attılar meydanlarda.

Suriye'de 45 yıldır biriken öfke ve nefret vardı…

Suriye'de 45 yıldır devam eden zulüm vardı…

Suriye'de 45 yıldır duvarlara bile sinen bir korku rejimi vardı...

Suriye'de 45 yıldır bulunamayan değil ‘aranamayan’ kayıplar vardı…

Mısır diktatörü devrilince Suriye halki , “Neden bizde de olmasın” diye düşünmüştük

Ama halk o kadar mazlum, o kadar bastırılmıştı ki, Suriye’de bir devrimin başlaması ‘mucize’ gibi bir şeydi bizim için.

Suriye'de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana 100 bin Türkmen hayatını kaybederken, topraklarını terk etmeyen Türkmenler, Türkiye'den kendilerine verdiği desteği sürdürmesini istiyor.

Savaş öncesinde Suriye'de 3,5 milyon Türkmen nüfusun yaşadığı,ve savaş ile birlikte Türkmen nüfusun ciddi kayıplar verdi. Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Halep Humus Rakka Hama Şam ve Laskiye kırsalının Esad askerleri tarafından kuşatıldığını ve bu bölgedeki Türkmenlerin çok büyük sıkıntılar çekti"Şu anda Türkmenlerin köylerindeki evlerin yüzde 95'i zarar görmüş durumda. Bir çoğu yıkıldı bir çoğu ise kapısız ve penceresiz. Ve Sürekli olarak köylerimiz Esad askerleri tarafından uçaklarla bombalandi ve bombalanıyor. Bunun yanında camilerimiz ve okullarımız kullanılamaz halde geldı. Ormanlarımız ve tarım arazilerimizin ise büyük bölümü yandı. Yaklaşık 4 yıldır ise köylerimizde elektriğimiz yok. Gerçekten çok zor durumda yaşam mücadelesi veriyoruz.

Çunku Türkmenlerin kanlarının son damlasına kadar topraklarını terk etmemekte kararlılar. Esad rejiminin en büyük hedeflerinden bir tanesinin Türkmen nüfusunu yok etmek ve bizlerde  elimizden geldiğince direnmeye çalışıyayız  ve  topraklarımızı savunmak, kadınlarımızı ve çocuklarımızı korumak için bu güne kadar binlerce şehit verdik ve vermeye de devam edeceğiz.

Türkmenlerin 2013 Ağustosu’na kadar dağınık halde savaşmaları, kolektif ve düzenli olarak savaşan grupların Türkmenler üzerindeki baskılarının artmasına yol açmıştır. Geç oluşturulmuş bu birlikteliğin etkisi ise bugünlerde daha fazla hissedilmektedir. Örneğin son zamanlarda Suriye’de Türkmenlerin Selefi gruplarının terör ve şiddet politikalarına maruz kaldığı basına yansımaktadır. Ancak bu durum dünya kamuoyunun Esed üzerinde yoğunlaşmasından ve Türkiye’nin de PYD’nin ilan etmiş olduğu geçici yönetimi üzerine yoğunlaşmasından dolayı görmezden gelinmektedir. Özellikle Irak Şam İslam Devleti’nin (IŞİD) köylülere yönelik Selefilik uygulamalarını baskı yoluyla yaptırmaya çalışması her geçen gün arttığı ifade edilmektedir. Askeri açıdan zayıf olan ve ÖSO tarafından da yardımın yapılmadığı Türkmenler, bir yandan El-Kaide, YPG, İhvan diğer yandan İŞID tarafından tehdit edilmekte ya da öldürülmektedirler. Örneğin IŞİD’in verdiği emir ya da isteklerinin yapılmaması durumunda Türkmen köylüleri öldürdüğü iddia edilmektedir.

Türkmenlerin en önemli korkularından biri, olası bir Kürt devletiyle beraber Kürtleştirilme politikasının uygulanmasıdır. Türkmenler herhangi bir Kürt devletinin kurulması durumunda Kürtlerle aralarında bir çatışmanın yaşanabilinir.

Savaşın başladığı ilk günden itibaren Türkiye'nin Suriye'deki Müslümanlara ve Türkmenlere yardım elini uzattığı, bu insani yardımların sürmesini istiyoruz. Türkiye dışındaki diğer Türk dünyasi ve  İslam ülkelerinin kendilerini yalnız bıraktığı, BM'in ise adeta savaşın sürmesini  ister bir durumda olduğunu, "Yıllardır Suriye'de binlerce masum insan tüm dünyanın gözleri önünde öldüroldu. Ölenlerin büyük bölümü masum çocuklar ve kadınlar. Buna karşın Avrupa devletleri kör ve dilsiz. Onlar bir yandan barış masalları anlatırken bir yandan Esad güçlerine silah satmayı sürdürüyorlar. BM ise savaşı sona erdirmek, masum insanları korumak için tek bir adım atmıyor. Esad'a karşı sesini yükselten tek Türkiye ve bizler Türk halkına minnettarız.

Sonuç olarak askeri donanım açısından yetersiz olan Türkmenler bir yandan IŞİD, İhvan ya da PYD gibi farklı grupların hâkimiyeti altına girerken, bir yandan da topraklarını terk etmek zorunda kalmaktadırlar. Diğer örgütlü gruplarla kıyaslandığında organizasyon açısından yetersiz kalan ve asimilasyona uğralamalarından dolayı güçlü bir liderin olmayışı her geçen gün Türkmenlerdeki kayıpları artırmaktadır.

Türkiye ve Dünya Türkleri ile aynı kültürel özellikleri taşıyan Suriye Türkmenleri bölgede yaşayan diğer milletler ile geçmişte olduğu gibi gelecekte de kültürel etkileşimlerini devem ettireceklerine inanmaktadırlar.Suriye Türkmenleri diğer unsurlarla işbirliği yaparak bu zalim rejimin düşürülmesine ve yeni Suriye’nin dünya ülkeleri arasında gerçek yerini alacağına inanmaktadırlar. Özgür ve demokratik Suriye ile bölgeye barış ve huzur hâkim olacağına şüphemiz yoktur.

Türkiye ve Türk dünyasi , Suriye Türkmenlerine her zaman sahip çıkmaya mecburdir, Her konuda desteklemeleri gerekiyor çünkü Suriye’de kardeşleri var olmak mücadelesi veriyorlar, başka türlü kendi imkanlarıyla hayatta kalmaları mümkün değil. Suriye’de büyük katliamlar yaşandı ve yaşanacaktır. Aslında bütün gizli ajandalar Türkmen coğrafyasında oluyor, dolayısıyla biz Suriyeli Türkmenleri olarak  geleceğimiz çok vahimdir. Türkiye ve Türk dünyasının Türkmenlere sahip çıkması lazım."Bizim, Türkiye'ye ve Türk dünyasıne nazımız geçiyor. Türkiye'nin ve Türk dünyasının bizi Surıye de, kendi topraklarımızda ayakta tutacağına inanıyoruz. "Bizim güvenli limanımız Türkiye ve Türk Dünyası'dir".

Şehitlerimize Allah'tan rahmet yaralımıza acil şifalar ve tutuklulara tez zaman özgürlük diliyoruz

Yaşasın bağımsız güçlü ve özgür Suriye

Dört yılın sonunda Suriye’de henüz tünelin ucu görünmüyor.

Suriye’de kriz devam ediyor ve Türkiye dahil bölgesel ve küresel tüm aktörlerin imtihanları da devam ediyor…

Gelecek nesiller, dört yıl boyunca mazlum Suriyelilerin yanında durmayıp elleri kanlı zalimleri destekleyenleri lânetle anacak…

Kahraman ve mazlum Suriyelileri ve onlara bu zor günlerinde destek olanları ise iftiharla ve şükranla yâd edecek..

 

2
0
0
Yorum Yaz
Siriýa Türkmenleriniň Ynsanperwer Birleşigi Watan

قم بالترويج لصفحتك أيضاً Mukhtar Fatih | إنشاء شارتك الخاصة
Facebook

Mukhtar Fatih likes

Туркменская Община Сирии. Siriýa TürkmenleriТуркменская Община Сирии. Siriýa Türkmenleri
Create your Like Badge
Facebook

Mukhtar Fatih likes

Suriye Türkmen Doktorlar BirliğiSuriye Türkmen Doktorlar Birliği
Create your Like Badge